Hakkımda Söylenenler

Arkadaşlarımın benim hakkımda söyledikleri… (Yorumlar mail ile arkadaşlarım tarafından gönderilmiş ve tarih güncellemeleri dışında oynama yapılmamıştır)

———————————————————————————————

Zeynep kim diye soracak olursanız onun için kumsalda tek başına kumdan küçük saraylar yapan içine de kocaman hayaller sığdırmaya çalışan yalnız bir kız çocuğu derim. Bazen misketleri cebinde bir duvar dibinde arkadaşlarını bekler, beklerken de yavaş yavaş büyümeyi öğrenir ama beklemekten vazgeçmez. Diyeceğim o ki eğer bir gün şirineyi görmek isterseniz sadece küçük bir iyilik yapın mutlaka onun küçük mantar sarayına davet edilirsiniz. Yeter ki anahtarı içeriden açmayı bilin. Zira kendisi çok çetin cevizdir. Kabuğu sert içi yumuşacık ve tatlı. Doğruyu söylemek gerekirse kendisi hala tanımlayamadığım, sonunu getiremediğim bir şiir gibi her defasında baş ucumda okuduğum ama içindeki gizemini çözemediğim, kim için, ne için yazıldığını bilemediğim bir şiir. Umarım bir gün biri sonuna kadar bu şiiri okur ve bana onu anlatır. Bir tavsiye; onu tanıdıysanız arkanıza bakmadan kaçın. Mübarek bulmaca gibi boşlukları doldur Zeynoyu çöz.

Habibe Çakmak  – İstanbul

Z.Ç: Habibe benim üniversite arkadaşım. O tam bir hayal arkadaşı. Kendine hayallerine kaptırabilen harika bir insan. Belki onu sevdiğimi ve verdiğim değeri hiç bir zaman belli edemedim ama onu gerçekten çok sevdim. O benim oğlak burçlu inatçı keçim…

**************************************************************************

Kelimelerin kifayetsiz kalacağını bilsem de Zeynom’u nacizane birkaç cümlemle anlatmak isterim…

Uzun zaman birbirimizle çok ilgilenmemiştik. Aslında hep hakkında nasıl biridir diye düşünmüşümdür ama nedense bir adım atıp da merakımı gidermek aklıma gelmemişti. Onun da aklına gelmemiş olacak ki aylarca birbirimize bir türlü yaklaşamamıştık. Ta ki benim bir doğum günüm olan 2008 temmuzuna kadar… O gün hayatımın en değerli hediyesini alacakmışım meğer…

İşte Zeynom’la olan , asla hiçbir şeye değişemeyeceğim arkadaşlığımızın başlangıcıydı bu… Yıl 2019… Arkadaşlığımızın altıncı yılı… Şu hayatta, gerçekten mükemmel bir insan tanıyabildim dedirten 11 yıl… Sevgim, saygım hiç azalmadı; aksine arttıkça arttı… Onunla ruh ikiziyiz biz. Ruhumun yegane ikizi o…

Peki ben bu kızcağızı neden bu kadar çok sevdim/seviyorum?

Cevabı uzun; ama özeti şu : O, Zeynep…

“Zeynep” dediğim zaman ben öyle çok şey hissediyorum ki. Öyle çok şey görüyorum ki bu isimde…

Dürüst, duyarlı, sıcak, akıllı, sevgi dolu, saygılı, güler yüzlü; zamanı geldiğinde çok cömert bir paylaşımcı, zamanı geldiğinde, sevdiklerini başkalarıyla paylaşamayacak kadar cimri. Tabi böyle cimriliğe can kurban…

Çok olgun biri olduğunu sanırdım. Yaşça olgun…

Meğer küçücükmüş benim Zeynom. Ama ruhu ve aklı o kadar olgun ki sanki yüz senelik tecrübeleri var sanırsınız.

Büyükle büyük, küçükle küçük olabilmeyi başarabilen nadir insanlardan…

Rengarenk, neşeli, hayat dolu, her şeyin hakkını veren çok özellikli, teknolojik insan…

Hayat yüzüne hep gülsün Zeyno’m; Asla yarı yolda bırakmasın, renklerini asla soldurmasın. Taaa içi gülen, o güzel gözlerinden mutluluğun ışıltıları asla eksilmesin… Hayattan ne istiyorsan hepsi teker teker seninle olsun…
Seni çok seviyorum

Dilek

Z.Ç: Benden tam 6 yaş büyük olmasına rağmen o  benim ruhumun biricik ikizi. Sen benim her şeyimsin. Ben de seni çok seviyorum ve eminim ki sen de bunu biliyorsun. Tüm bu güzel dileklerin senin için de geçerli olmasını dilerim. Hep yanımda olduğun için, desteğini esirgemediğin için, en önemlisi de benim arkadaşım, canım, ruh ikizim olduğun için çok teşekkür ederim… Harika insan… Evlendin Ankara’ya taşındın, o da yetmedi yıllar sonra bana hem sevinci hem de üzüntüyü bir arada yaşatarak taa Şırnak’a hem de abimin askerlik yaptığı ilçeye atandın o da yetmedi döndün Yozgat'a eşinin yanına gittin. Ama son durak olarak Ankara'ya geri atanabildin. Çok badireler atlattık, mesafe olarak uzaklaştık ama bu sana olan sevgimi asla değiştirmedi. Seni çok ama çok seviyorum… Ruhumun biricik ikizi…

************************************************************************

Zeynep hayatını hep diğer insanlardan farklı yaşamayı seven, farklı olan her şeyi öğrenen, öğrendiği şeylerden aldığı hazzı sevdiklerine de yaşatmak için çabalayan tanıdığım en pozitif yüklü, yaşamayı, her yeni güne merhaba demeyi seven, öğrenmenin yaşı yok sözünün tam da arkasında duran, şuan anlatmaya çalıştığımda daha da güzel anlamlar yüklü, yaşama, gezme, eğlenme, hayatın tadını çıkarma, yaşama hep artı katmamı sağlayan, depresif zamanlarımda yaşama sevinci aşılayan kötü gün dostum… Dedim ya her şeye rağmen Merhaba demeyi bilen, seven, kalite, bir o kadar da duygusal arkadaşım… Sebze yemeyen, sağlıklı yaşam felsefesi uygulamayan, çikolata canavarı, bir de sevdiklerine bazen gereğinden fazla değer verip kimseyi isteyerek kırmak istememesi olumsuz özellikleri. Hassas kardeşim benim

Yasemin Özdemir  – İstanbul

Z.Ç: Jess, Marmara Üniversitesinden arkadaşım. İnsan onun yanında çekinmeden çocukça davranabilir. O konuda anında size uyar. Üniversitede kedi camdan atladı apandisti patladı diye şarkı söyleyip üzerine dansını yaptığımız bile olmuştur. O kadar yani… (Evet burası anaokulu değil üniversiteydi)

**************************************************************************

Zeynep Çalışkan hayatımda rastladığım en sevecen, en paylaşımcı iş arkadaşım. Sorunlarıma benimle ortak olan, benimle çözüm arayan, bıkmadan dinleyen canım arkadaşım… İş konusunda da bana çok şey katan, zor anlarımda elimden tutan iyi bir takım arkadaşı. İyi ki seni tanıdım sevgili arkadaşım ve iyi ki hayatımda yer aldın. Her şey için sana çok teşekkür ederim seni çok seviyorum.

Kübra Taner  – İstanbul

Z.Ç: Kübük sevgili eski iş arkadaşım. Çılgın ve çatlak kız. Ben de seni seviyorum…

***************************************************************

Sen,

Hayat dendiği zaman ilk aklıma gelen şey sevdiğim insanlar ve sevdiğim, değer verdiğim insanlardan bir tanesi de Zeynomdur.

Zeynomla lisede tanışmıştık. İlerleyen zamanlarda arkadaş, dost olmuştuk. Birbirimizin gözüne baktığımızda ne demek istediğimizi anlıyorduk. İşte bu gerçek arkadaşlığın simgesiydi.

Hayat bizi birbirimize kavuşturmayı armağan etti aslında. İşte hayatı bu yüzden seviyorum. Çünkü sen varsın benim hayatımda, sen…

Hayatımdan hiç çıkma olur mu? Hayat demek sen demek Zeynom, seni seviyorum.
(Ah Zeynebim ah… Beni eskilere götürdün, keşke eskilerde kalsaydık, keşke… İşte yine ağlıyorum, hayat beni yine ağlatıyor Zeynom o yüzden hayata küsmemem için sen kal yanımda olur mu? Bir sen varsın dostum, arkadaşım çünkü gerisi yalannnn, yapmacık, çıkarcı o yüzden seni asla kaybetmeyeceğim Zeynom benim. Aslında içimdeki şeyleri anlatamadım, yazamadım. Nedense kelimelere dökemedim seni. O kadar farklısın benim için, o kadar zorsun sen. Ama biliyorsun benim için ne kadar değerli olduğunu. Öpüyorum seni )

Fatma Kömürcü  – İstanbul

Z.Ç: Fatoş benim liseden arkadaşım, kardeşim… Biz onunla lisenin ilk günü tanışmıştık ve o günden sonra bir daha da hiç ayrılmadık. Gözlerimizin içine bakarak ağlayabiliriz çünkü birbirimizi çok iyi tanırız. Bir de oyuncak hastasıyızdır. Bu arada Kına gecesinde annemin hastalığı dolayısı ile gidememesine rağmen Fatoşum bindallıları ve elinde kına keseleriyle bize gidip annemin elini öpmüştür. Bu vefayı kaç kişi gösterir ki??? O yüzden kimse ona olan sevgimi kıskanmayı aklının ucundan bile geçirmesin!

**************************************************************************


Zeynep, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar değerli ve özeldir benim için ama kısaca onu anlatmak gerekirse hayatımda kendimi kötü hissettiğimde, konuşmak istediğimde, sırrımı paylaşmak istediğimde aklıma gelen ilk isimdir 12 yıldır… dışaırdan gözüken hali soğuk, olgun, ağır başlı, fazla konuşmayı sevmeyen Zeynebin bir de öyle güzel bir diğer Zeynom kısmı vardır ki tadına doyulmaz deli dolu çatlak çocuk…

Kısacası Zeynep benim için harika bir dosttur ve hep öyle kalacak

Çok inatçıdır ve sinirlenince de gözü hiç bir şey görmez.

Allah herkese Zeynep gibi bir arkadaş nasip etsin. Ben her zaman ona çok güvendim hatta kendimden bile çok …

Onu çoooook seviyorum

Fatma Karaduman  – İstanbul

Z.Ç: Ben de seni çok seviyorum canım. Seninle iletişimimiz hep farklı oldu. Sen, ben ve diğer Fatoş üçlüsü olarak ne güzel günler geçirdik ama… Sizinle olmayı çok seviyorum. İyi ki varsınız… 

**************************************************************************

 

 

 

Sen öncelikle çok zeki, yumuşak kalpli, sıcak, çok esprili ve örnek bir insansın. Sadece bana birkaç kişi girişken görünmediğini söylemişti. Dedim ki siz öyle sanıyorsunuz. Zeynep kadar girişken bir insan yok aslında ve esprili. Bana göre öyle değilsin. Yani, önyargılı olmamak lazım…

Tülay Lale  – İstanbul

Z.Ç: Her ne kadar o da benim için genellikle aynısını diyorsa da aslında ben gerçekten hayatımda bu kadar aktif bir insan hiç görmedim. 30′lu yaşların sonunda olduğuna bakmayın acayip enerjiktir ve herkese taş çıkarır ve sürekli spor, eğitim, iş ve ev arasında mekik dokuyan inanılmaz bir insandır. Üşeniyorum dediğini hiç duymadım. Bir de son söylediğine göre biri konser deyince aklına şarkıcı filan değil ilk önce ben geliyormuşum…

******************************************************************